Gelelim Erdoğan-Bush görüşmesine
8 askerin Erdoğan - Bush görüşmesi öncesi serbest bırakılması Bushun elini güçlendirip, Erdoğanın elini zayıflattı mı? İşte görüşmeden 9 önemli tespit... 07/11/2007 Ahmet Taşgetirenin yazısı
İnisiyatifi asker kullanacak
Önce 8 asker meselesi: Acaba 8 askerin Erdoğan - Bush görüşmesi öncesi serbest bırakılması Bushun elini güçlendirip, Erdoğanın elini zayıflattı mı?
Bence bu mesele, olayın sunumuna bağlı: Eğer Türkiye, olayı, "Amerika ve Kuzey Irak yönetimi 8 askerin serbest bırakılması için PKKlılara ulaşabildiğine ve onları teslime zorlayabildiklerine göre neden bu terör örgütünün etkisiz hale getirilmesi için devreye girmiyorlar?" şeklinde bir soru ile sunabilseydi, herhalde Bush, bu olayı 1-0 öne geçmek için kullanmayı deneyemezdi. Bu olayda DTP üzerinde yoğunlaşmak, bu partiyi PKK ile arasına mesafe koymaya zorlamak gibi bir anlam taşısa da, daha çok, eşeğini dövmeyenin semerini dövmesine benziyor.
Gelelim Erdoğan - Bush görüşmesine:
1. Görüşmenin en belirgin sonucu, operasyon sorumluluğunun açıkça askere havale edilmesi ve hükümetin kamuoyundaki operasyon baskısını üzerinden atma imkanına kavuşması. Üçlü mekanizma, görevdeki üç etkili askerin inisiyatifini öngörüyor. Türk Genelkurmay İkinci Başkanı, ABD Genelkurmay İkinci Başkanı ve Amerikanın Iraktaki komutanı... Anlaşılıyor ki operasyon, bu üçlü mekanizma içinden çıkacak.
2. Bu, operasyonun, ya ABD ile bağlantılı yapılmasını doğuracak, ya da bu mekanizmanın işlemediğine hükmedilirse (hangi süreçte?) Türkiyenin tek başına kararı ile yapılmasına yol açacak?
3. Türkiyenin "İşlemeyen mekanizmalar istemiyoruz" yaklaşımı ile, zirvede öngörülen üçlü mekanizma oluşumu birbiri ile çelişiyor mu? Çelişmemesi, ancak bu mekanizmanın işlevselliği ile mümkün olacak. Burada Org. Saygunun etkinliği önem kazanıyor.
4. Burada "anında istihbarat" yaklaşımı en önemli enstrüman gibi sunuluyor. "Anında istihbarat ve anında nokta operasyon" gibi bir mekanizmanın oluşması bekleniyor. Burada da Türk Genelkurmayının hassasiyeti ön şart haline geliyor.
5. İşin askerlere havale edilmesi, muhtemelen, Iraktaki ABD komutanlığının Türkiyeye karşı tavırlı olması ihtimalini devre dışı bırakma niyetini de taşıyor. Çünkü iddiaya göre Iraktaki ABDli komutanlar, 1 Mart tezkeresinden bu yana Türkiyeye Washingtondan daha "öfkeli" bir tavır içindeler.
6. Başbakan Erdoğan Ulusal Basın Kulübünde hem "Kararı aldık, operasyon olacak" diye konuştu, hem de "İşlemeyen mekanizma istemiyoruz" dedi. Oysa şu anda acil bir operasyon gözükmüyor, ve Ralston - Başer mekanizmasından farklı nitelikte de olsa bir yeni mekanizma kuruldu. Ben, Erdoğanı dinlerken, konuşmanın görüşmeden önce hazırlandığı izlenimini edindim.
7. Türkiye bir süredir yaptığı açıklamalarda ısrarla sınır ötesi operasyonun "Sadece PKKya yönelik" olduğunun altını çiziyor. Başbakan bu söylemi Amerikada da sürdürdü. Bu söylemin "sivilleri asla hedef almayacağız" boyutu var, bir de "Operasyon Kuzey Irak yönetimini hedef almıyor" boyutu var. Sanıyorum şimdi daha çok Kuzey Irakla ilgili kaygıları rafa kaldırmak anlamına geliyor.
8. Erdoğan - Bush görüşmesinde "PKK ortak düşmanımız" sözünün altının çizilmesi olumlu. Bu, Amerikayı da Avrupa ülkelerini de PKK ile ilişkide daha tavırlı olmaya zorlayacak. Bundan sonra Avrupa ülkeleri, PKK liderlerini daha zor barındıracak. Ayrıca PKK liderliğini "aranan terörist" psikolojisine sürükleyecek.
9. Erdoğan - Bush görüşmesi her şeyi netleştirmiş değil. İşin içinde daha "Türk - Amerikan ilişkilerinde İran unsuru" gibi çok önemli bir madde var. "Amerika İranı vururken Türkiye nerede yer alacak?" sorusu ile PKK ve Kuzey Irak önemli pazarlık maddelerini oluşturuyor.
atasgetiren@bugun.com.tr
(Bugün)
kaynak: moralhaber & Gelelim Erdoğan-Bush görüşmesine okunma sayısı: 23
neteyaz forum
| neteyaz haber
| neteyaz program indir